Ben Kimim?
Adım Sedat. 38 yaşındayım. Yıllarca kurumsal plazaların soğuk klimaları altında, hiç gitmeyeceğim tatillerin parasını biriktirdim. Sonra bir gün, bir Excel tablosuna bakarken fark ettim ki; hayatım hücrelere bölünmüş, ama içi boş.
İstifa ettim. Sırt çantamı aldım. Ama kameramı evde bıraktım.
Neden mi? Çünkü lens kapağını açmakla uğraşırken, Floransa'daki o sokak sanatçısının gözündeki hüznü kaçırıyordum. Eyfel Kulesi'nin önünde selfie çekerken, rüzgarın taşıdığı taze kruvasan kokusunu alamıyordum.
Bu site, bir seyahat rehberi değildir. Hangi otobüse bineceğinizi, en ucuz biletin nerede olduğunu burada bulamazsınız.
Burada bulacağınız tek şey; benim gördüğüm, duyduğum, tattığım ve hissettiğim Avrupa'dır.
Filtresiz, photoshopsuz ve sadece kelimelerle.
Neden Fotoğraf Yok?
Çünkü zihninizdeki imgeleme güveniyorum.
Ben size "gün batımı güzeldi" dersem ve bir fotoğraf koyarsam, hayal gücünüz o fotoğrafla sınırlanır. Ama ben size gökyüzünün kızıla çalan morunu, bulutların yanan birer pamuk tarlasına dönüştüğünü anlatırsam; herkes kendi eşsiz gün batımını hayal eder.
Ben yazıyorum, yönetmen sizsiniz.
Bu Yolculuk Nereye?
Bilmiyorum. Ve bu bilmemezlik, hayatımın en özgürleştirici hissi. Belki yarın Prag'ın dar sokaklarında kaybolacağım. Belki bir ay sonra Barselona'da bir bankta oturup denizi izleyeceğim.
Tek bildiğim şu: her adımı kelimelerle kaydedeceğim. Ve siz de benimle yürüyeceksiniz — hayal gücünüzle.